
İngiltere ekonomisi Ocak ayında büyüme kaydedemedi. Açıklanan son resmi veriler, ekonominin söz konusu ayda sıfır büyüme gösterdiğini ortaya koydu.
Bu sonuç beklentilerin altında kalırken, Aralık ayında kaydedilen %0,1’lik büyümenin ardından geldi.
GSYH verilerini yayımlayan Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), genel ekonomik görünümü “zayıf” olarak nitelendirdi.
Söz konusu veriler, ABD ve İsrail’in İran ile yaşadığı savaşın başlamasından önceki dönemi kapsıyor. Bu çatışma küresel enerji piyasalarında büyük bir şoka yol açarken, dünya ekonomileri üzerinde de zincirleme etkiler yaratma potansiyeline sahip.
Başbakan Sir Keir Starmer, çatışmanın ne kadar uzun sürerse İngiltere ekonomisi üzerindeki etkisinin de o kadar belirgin olabileceği uyarısında bulundu.
İşçi Partisi (Labour), iktidara geldiğinden bu yana ekonomiyi büyütmeyi en önemli önceliği olarak belirledi.
Maliye Bakanı Rachel Reeves ise yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Ekonomik planımızın doğru olduğuna inanıyorum ancak yapılacak daha çok şey olduğunu da biliyorum.”
“Belirsizliklerle dolu bir dünyada yaşam maliyetini düşürerek, ulusal borcu azaltarak ve büyümeyi destekleyecek koşulları oluşturarak daha güçlü ve daha güvenli bir ekonomi inşa ediyoruz. Böylece ülkenin her bölgesinin daha fazla refaha ulaşmasını hedefliyoruz.”
GSYH (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla), bir ülkedeki şirketlerin, devletin ve bireylerin gerçekleştirdiği toplam ekonomik faaliyetlerin ölçüsü olarak kabul ediliyor.
ONS verilerine göre Ocak ayında hizmet sektörü büyüme kaydetmezken, üretim sektörü %0,1 daraldı. Buna karşılık inşaat sektörü %0,2 büyüme gösterdi.
Kaynak: BBC
Petrol fiyatları perşembe günü yükseldi. İran’ın Orta Doğu genelinde petrol ve ulaşım tesislerine yönelik saldırılarını artırması, çatışmanın uzayabileceği ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının kesintiye uğrayabileceği endişelerini güçlendirdi.
Brent petrol vadeli işlemleri 8,54 dolar (%9,28) artarak varil başına 100,52 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas tipi ham petrolü (WTI) 7,22 dolar (%8,28) artışla 94,47 dolar seviyesine çıktı.
Brent petrol pazartesi günü varil başına 119,50 dolara kadar yükselerek 2022 ortasından bu yana en yüksek seviyesini görmüş, ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile savaşın yakında sona erebileceğini söylemesinin ardından gerilemişti.
Çarşamba günü İran askeri komutanlığından bir sözcü ABD’ye hitaben yaptığı açıklamada, “Petrolün varil başına 200 dolar olmasına hazır olun. Çünkü petrol fiyatı bölgesel güvenliğe bağlıdır ve siz bunu istikrarsızlaştırdınız” dedi.
ING analistleri perşembe günü yaptıkları değerlendirmede, Körfez bölgesinde gerilimin azalacağına dair herhangi bir işaret bulunmadığını ve bu nedenle Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışındaki kesintilerin yakın vadede sona ereceğine dair bir beklenti olmadığını belirtti.
ING, “Petrol fiyatlarının kalıcı şekilde düşebilmesinin tek yolu Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının yeniden başlamasıdır. Bu gerçekleşmezse piyasadaki zirvelerin henüz görülmemiş olması muhtemeldir” değerlendirmesinde bulundu.
Çarşamba günü Irak Limanlar Genel Şirketi Genel Müdürü Farhan al-Fartousi, Reuters’a yaptığı açıklamada Irak kara sularında Irak yakıtı taşıyan iki yabancı petrol tankerinin kimliği belirsiz saldırganlar tarafından hedef alındığını ve gemilerin alev aldığını söyledi.
Irak güvenlik yetkililerinin ilk incelemelerine göre patlayıcı yüklü teknelerin İran’dan gelerek iki tankere saldırı düzenlediği belirlendi.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından hızla yükselen petrol fiyatlarını dizginlemek amacıyla rekor seviyede, toplam 400 milyon varillik petrol rezervinin piyasaya sürülmesi konusunda anlaşmaya vardı. Bu miktarın büyük bölümünü ABD, Stratejik Petrol Rezervi’nden sağlayacağı 172 milyon varil ile karşılayacak.
Moomoo ANZ piyasa stratejisti Tina Teng, “IEA’nın petrol rezervlerini piyasaya sürmesi yalnızca geçici bir çözüm olabilir. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatındaki kesintiler ve Orta Doğu’daki bazı ülkelerde yaşanabilecek büyük üretim duruşları uzun vadede ciddi bir arz sıkıntısına yol açabilir” dedi.
ING analistleri ise petrolün piyasaya ne kadar hızlı ulaşabileceği ve Hürmüz Boğazı’ndan akış yeniden başlayana kadar tüketicilerin talebini karşılamaya yeterli olup olmayacağı konusunda da endişeler bulunduğunu belirtti.
Kaynak: Reuters

Küresel enerji arz güvenliğini sağlamakla görevli Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Orta Doğu'daki çatışmaların petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşımasıyla birlikte "en güçlü" kozunu masaya sürüyor.
Wall Street Journal'ın Salı günü konuya yakın yetkililere dayandırdığı habere göre, IEA tarihinin en büyük rezerv serbest bırakma operasyonunu planlıyor.
Söz konusu hamlenin ölçeği, piyasalara verilen mesajın ciddiyetini de ortaya koyuyor. WSJ'nin haberinde öne çıkan detaylar şunlardır:
Önerilen miktar, IEA üye ülkelerinin 2022'de Rusya-Ukrayna savaşı sırasında piyasaya sürdüğü 182 milyon varillik rekor seviyeyi de aşacak.
ABD-İsrail-İran hattındaki savaşın neden olduğu arz endişelerini gidermek ve küresel enflasyon baskısını hafifletmek.
Kritik can simidi
Hümuz Boğazı'ndaki tıkanıklık ve Suudi Arabistan ile Irak gibi dev üreticilerin zorunlu üretim kesintilerine gittiği bir ortamda, IEA'nın bu teklifi piyasalar için "kritik bir can simidi" niteliği taşıyor.
Analistler, bu ölçekteki bir müdahalenin petrol fiyatlarındaki yükseliş trendini kısa vadede kırma potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Ancak operasyonun başarısı, üye ülkelerin bu devasa tahliyeye ne hızda iştirak edeceği ve bölgedeki askeri gerilimin seyrine bağlı kalacak.
Bu öneri, dün gerçekleşen G-7 Maliye Bakanları toplantısında rezervlerin serbest bırakılmasının tartışılmasından hemen sonra geldi. IEA İcra Direktörü Fatih Birol'un koordinasyonunda yürütülecek bu operasyon, Batılı müttefiklerin enerji savaşında ortak hareket etme kararlılığını simgeliyor.
Kaynak: Bloomberg HT
Petrol fiyatları salı günü %10’a kadar düşüş gösterdikten sonra kayıplarının bir kısmını telafi etti. Yatırımcılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu’daki çatışma ve kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışına ilişkin yaptığı açıklamaları değerlendiriyor.
Brent petrol, pazartesi günü ABD saatiyle 23.45 itibarıyla yaklaşık %4,3 düşüşle varil başına 94,62 dolar seviyesine geriledi. ABD ham petrolü ise %3,8 düşüşle yaklaşık 91 dolar civarına indi. Bu gerileme, petrol fiyatlarının pazartesi günü 100 doların üzerine yükselmesinin ardından geldi.
Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran ile yaşanan çatışmanın yakında sona erebileceğini ima ederek petrol fiyatlarının düşmesine katkı sağlamıştı. Ancak günün ilerleyen saatlerinde Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışını durdurmaya çalışması halinde “yirmi kat daha sert” bir şekilde karşılık verileceği uyarısında bulundu.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Eğer İran Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, şu ana kadar gördüklerinden YİRMİ KAT daha sert şekilde Amerika Birleşik Devletleri tarafından vurulacaktır” ifadelerini kullandı.
Umman ile İran arasında bulunan Hürmüz Boğazı, küresel enerji piyasaları için kritik bir geçiş noktası konumunda. Kpler verilerine göre 2025 yılında bu su yolundan yaklaşık 13 milyon varil petrol taşındı ve bu miktar dünya deniz yoluyla taşınan petrol akışının yaklaşık %31’ini oluşturdu.
Boğaz, Suudi Arabistan, İran, Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük Körfez üreticilerini Umman Körfezi ve Arap Denizi’ne bağlayan stratejik bir geçit niteliğinde.
Trump paylaşımında ayrıca, “Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin Çin’e ve Hürmüz Boğazı’nı yoğun şekilde kullanan tüm ülkelere verdiği bir hediyedir. Umarım takdir edilen bir jest olur” dedi.
Trump’ın açıklamaları, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerinin “çok dikkatli olması gerektiği” yönündeki uyarısının ardından geldi.
Trump günün erken saatlerinde CBS News’e telefonla yaptığı açıklamada gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye devam ettiğini söyledi ve boğazın kontrolünü ele almayı “düşündüğünü” ifade etti.
Pazartesi günü düzenlediği bir basın toplantısında da İran’a karşı yürütülen savaşın “çok yakında” sona ereceğini ve petrol fiyatlarının düşeceğini söyledi.
Trump’ın açıklamaları enerji arzı şokuna ve petrol akışındaki kesinti riskine ilişkin endişeleri bir ölçüde yatıştırdı.
Rapidan Energy Group Başkanı Bob McNally, “Piyasada oldukça fazla iyimserlik var. Bugün petrol fiyatlarındaki sert düşüşte de bunu gördük. Eskiden buna başkanın sözlü müdahalesi derdik” dedi.
McNally’ye göre piyasa hâlâ yaşanan kesintinin boyutunu anlamaya çalışıyor. On yıllardır yatırımcılar, dünyanın en kritik petrol geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nın hiçbir ülke tarafından kapatılamayacağını varsayıyordu.
Boğazın gerçekten kapanmış olması “tam anlamıyla yıkıcı ve beklenmedik” bir gelişme olarak değerlendiriliyor. McNally, 1980’lerdeki gerginlik dönemlerinde bile su yolunun tamamen kapanmadığını hatırlattı.
Şimdilik piyasalar durumun uzun sürmeyeceğine ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin sonunda yeniden normale döneceğine bahis oynuyor.
Trump’ın açıklamaları piyasaları bir miktar rahatlatmış olsa da Lipow Oil Associates Başkanı Andy Lipow, kesin sonuçlara varmak için henüz erken olduğunu söyledi.
Lipow, “İran’ın başkanın açıklamalarına nasıl yanıt vereceğini ve önümüzdeki saatlerde herhangi bir petrol altyapısına saldırı düzenleyip düzenlemeyeceğini görmek zorundayız” dedi.
Öte yandan G7 ülkelerinin enerji bakanlarının, İran savaşının yol açtığı arz kesintilerini hafifletmek amacıyla acil petrol rezervlerinin piyasaya sürülmesini görüşmek üzere günün ilerleyen saatlerinde çevrim içi bir toplantı yapmaları bekleniyor.
CNBC’ye konuşan kaynaklara göre bu görüşmeler, pazartesi günü yapılan G7 maliye bakanları toplantısının ardından geldi. Toplantıda stratejik rezervlerin kullanılması seçeneği değerlendirilmiş ancak henüz kesin bir karar alınmamıştı.
Kaynaklar üye ülkeler arasındaki görüşmelerin “olumlu” geçtiğini ve koordineli bir rezerv salımının muhtemelen enerji bakanlarının toplantısının ardından gerçekleşebileceğini belirtti.
ABD’nin, toplam 1,2 milyar varillik G7 rezervlerinin yaklaşık %25 ila %30’una denk gelen 300 ila 400 milyon varillik ortak bir rezerv salımını uygun gördüğü ifade ediliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol da pazartesi günü yaptığı açıklamada, Fransa’nın daveti üzerine G7 maliye bakanları toplantısına katılarak küresel ekonomik görünüm ve Orta Doğu’daki tırmanan çatışmayı değerlendirdiklerini söyledi.
Birol, “IEA’nın acil petrol stoklarını piyasaya sunmak da dahil olmak üzere mevcut tüm seçenekleri ele aldık” dedi.
IEA üyesi ülkelerin kamuya ait acil durum petrol stoklarının toplamı 1,2 milyar varilin üzerinde bulunuyor. Buna ek olarak hükümet zorunluluğu kapsamında enerji şirketleri tarafından tutulan yaklaşık 600 milyon varillik sektör stokları da mevcut.
Birol ayrıca Suudi Arabistan, Brezilya, Hindistan, Azerbaycan ve Singapur’daki mevkidaşları dahil olmak üzere dünya genelindeki enerji bakanlarıyla yakın temas halinde olduğunu belirtti.
Kaynak: cnbc

ABD doları pazartesi günü yükseldi. Petrol fiyatlarının sert şekilde artması, Orta Doğu’da uzayan bir savaşın enerji arzını ciddi biçimde sekteye uğratabileceği ve küresel büyümeye zarar verebileceği endişesiyle yatırımcıların nakde yönelmesine yol açtı.
Financial Times’ın haberine göre G7 maliye bakanlarının, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) koordinasyonunda acil petrol rezervlerinden ortak bir satış yapılmasını pazartesi günü görüşeceği bildirildi. Bu haber Asya işlemleri sırasında petrol fiyatlarında bir miktar geri çekilmeye yol açtı. Petrol fiyatları gün içinde varil başına 120 dolara yaklaşmıştı.
Buna rağmen euro ve sterlin sırasıyla %0,6 ve %0,7 değer kaybederken, Avustralya doları ve güvenli liman olarak görülen İsviçre frangı da zayıfladı.
National Australia Bank döviz stratejisi başkanı Ray Attrill, “ABD doları geleneksel güvenli liman talebinden güçlü destek buluyor. Ayrıca ABD’nin net enerji ihracatçısı olması da doları destekliyor; bu durum Avrupa’nın büyük kısmıyla keskin bir tezat oluşturuyor” dedi.
Piyasadaki geniş çaplı satış dalgası pazartesi günü neredeyse tüm varlık sınıflarında ayrım gözetmeyen satışlara yol açtı.
Hisseler, tahviller ve değerli metaller geriledi. Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin küresel enflasyon ve ekonomik büyüme üzerindeki etkisinden endişe eden yatırımcılar riskten kaçınarak daha önce kârlı olan pozisyonlarının bir kısmını kapattı.
Rabobank kıdemli küresel stratejisti Michael Every, “Bu durum ne kadar uzun sürerse ortaya çıkan zarar domino etkisiyle o kadar hızlı büyür. Petrol piyasası da şu anda tam olarak bunu gösteriyor” dedi. Every, “Eğer gelecek hafta da aynı noktadaysak, durum oldukça korkutucu olabilir” ifadelerini kullandı.
Euro %0,6 düşüşle 1,1548 dolara gerilerken, gün içinde yaklaşık üç buçuk ayın en düşük seviyesini gördü. Sterlin ise %0,7 düşüşle 1,3333 dolara indi.
Dolar, İsviçre frangı karşısında %0,43 artarak 0,7795 seviyesine yükseldi. Avustralya ve Yeni Zelanda doları ise önceki kayıplarının bir kısmını telafi ederek sırasıyla %0,35 ve %0,1 geride işlem gördü.
Analistler, enerji fiyat şokunun en ağır etkisinin Asya’da hissedilebileceğini belirtiyor. Bunun nedeni bölgenin Orta Doğu’dan gelen petrol ve doğalgaza büyük ölçüde bağımlı olması.
Dolar, Asya işlemlerinde yen karşısında 159 seviyesine yaklaşarak %0,4 artışla 158,47’ye yükseldi. Güney Kore wonu karşısında ise %0,26 artarak 1.485,50 seviyesine çıktı; gün içinde kazanç %1’e kadar ulaşmıştı.
ING Asya-Pasifik araştırma başkanı Deepali Bhargava, “Asıl soru fiyatların ne kadar yükseleceği ve bu yüksek seviyelerin ne kadar süre korunacağı. Çünkü ekonomik etkilerin boyutunu belirleyecek olan bu” dedi. Bhargava’ya göre uzayan bir çatışma ve devam eden para birimi zayıflığı, bölgede enflasyon baskılarını daha da artırabilir.
İran, pazartesi günü Ali Hamaney’in yerine oğlu Mücteba Hamaney’i yeni dini lider olarak ilan etti. Bu gelişme, savaşın başlamasından bir hafta sonra Tahran’da sertlik yanlılarının iktidarı sağlam şekilde elinde tuttuğuna işaret etti.
Çatışma şimdiden küresel ham petrol ve doğalgaz arzının yaklaşık beşte birinin durmasına yol açtı. Tahran, kendi kıyıları ile Umman arasında bulunan stratejik Hürmüz Boğazı’ndaki gemileri hedef alırken bölgedeki enerji altyapılarına da saldırılar düzenliyor.
Katar Enerji Bakanı cuma günü Financial Times’a verdiği demeçte, Körfez’deki tüm enerji üreticilerinin birkaç hafta içinde ihracatı durdurabileceğini düşündüğünü söyledi. Bakan, böyle bir gelişmenin petrol fiyatını varil başına 150 dolara çıkarabileceğini belirtti.
Yüksek enerji fiyatları ekonomide bir vergi etkisi yaratır ve enflasyonu da körükleyebilir. Bu nedenle yatırımcılar, merkez bankalarının faiz indirimine gitmekte isteksiz davranabileceğinden endişe ediyor.
Cuma günü açıklanan beklenenden zayıf ABD istihdam verileri kısa süreliğine doların yükselişini durdurmuş ve faiz indirimi beklentilerini artırmıştı. Ancak pazartesi günü bu beklentiler kısmen zayıfladı. Piyasa şu anda yıl sonuna kadar toplamda 40 baz puandan daha az faiz indirimi fiyatlıyor.
Capital.com kıdemli finans piyasaları analisti Kyle Rodda, “Petrol fiyatlarındaki artıştan kaynaklanabilecek enflasyon sıçraması Fed içinde görüş ayrılıklarına yol açabilir” dedi. Rodda’ya göre bu durum muhtemelen Fed’in politika değişikliği kararını geciktirecek çünkü politika yapıcılar petrol şokunun ekonomik veriler üzerindeki etkisini görmek için zamana ihtiyaç duyacak.
Kaynak: Reuters

Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. hissesi son dönemde yaşadığı düşüş sonrası kısa vadede toparlanma arayışı içinde görünmektedir. Hisse yaklaşık 28–29 TL bandında işlem görmekte olup, son haftalarda 32 TL seviyelerinden gelen bir düzeltme hareketi yaşamıştır. Teknik açıdan bakıldığında fiyatın kısa vadeli hareketli ortalamaların altında kalması momentumun zayıfladığını gösterse de orta vadeli ortalamaların üzerinde kalması trendin tamamen bozulmadığına işaret etmektedir. Bu nedenle mevcut görüntü daha çok bir düzeltme sürecine benzemektedir. Özellikle 30–31 TL bölgesi güçlü bir direnç konumunda olup bu seviyenin üzerinde gerçekleşecek kalıcı kapanışlar hissede yeniden yükseliş trendinin başlamasına zemin hazırlayabilir. Buna karşılık 26–27 TL bandı önemli bir destek bölgesi olarak öne çıkmaktadır ve bu seviyenin altında oluşabilecek kapanışlar satış baskısını artırarak fiyatın daha aşağı seviyelere sarkmasına neden olabilir.
Temel açıdan değerlendirildiğinde şirket Türkiye’nin en büyük entegre çelik üreticilerinden biri olup güçlü varlık yapısı ve yüksek özsermayesiyle öne çıkmaktadır. Şirketin piyasa değerinin defter değerine oranının görece düşük olması bazı yatırımcılar tarafından uzun vadede cazip bir değerleme olarak görülmektedir. Bununla birlikte küresel çelik fiyatlarındaki dalgalanmalar, talep koşulları ve üretim maliyetleri şirketin kârlılığını doğrudan etkileyen önemli faktörlerdir. Son dönemde çelik sektöründeki marjların daralması kârlılık üzerinde baskı yaratmış olsa da uzun vadeli yatırımcılar açısından temettü potansiyeli ve sektör liderliği şirketin güçlü yönleri arasında değerlendirilmektedir. Genel olarak bakıldığında hissede kısa vadede 26–31 TL bandında dalgalı bir seyir ihtimali öne çıkarken, 30 TL üzerindeki hareketlerin güç kazanması durumunda orta vadede daha yukarı seviyelerin hedef haline gelmesi mümkün görünmektedir.

Ortak Deniz Bilgi Merkezi (JMIC) tarafından 6 Mart tarihinde yayımlanan nota göre, petrol ve gübre gibi kritik emtiaların sevkiyat rotası olan Hürmüz Boğazı'ndaki geçişler "tek haneli rakamlara" geriledi. Bölgedeki çok uluslu deniz danışma grubunun verileri, küresel ticaretin en stratejik su yollarından birinde trafiğin neredeyse tamamen kesildiğini teyit ediyor.
JMIC'in nakliye sinyalleri üzerinden yaptığı son incelemeler, boğazdaki krizin boyutunu rakamlarla ortaya koydu: Son 24 saatte boğazdan sadece iki onaylı ticari geçiş gerçekleştirildi.Geçiş yapan bu gemilerin petrol tankerleri değil, genel kargo gemileri olduğu rapor edildi. Dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki bu fiili durma, enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini zirveye taşıdı.
Analistler, trafiğin durma noktasına gelmesinin sadece petrol fiyatlarını değil, küresel gıda güvenliği için kritik olan gübre sevkiyatlarını da sekteye uğratabileceği konusunda uyarıyor.
Bölgedeki askeri hareketlilik ve artan güvenlik riskleri, sigorta maliyetlerini ve navlun fiyatlarını yukarı çekerken, birçok nakliye şirketi rotalarını tamamen değiştirme veya sevkiyatları askıya alma yoluna gidiyor.
Stratejik öneme sahip bu su yolunun kapalı kalma süresinin uzaması, küresel enflasyonist baskıyı artırma riski taşıyor.
Kaynak: bloomberght

Petrol fiyatları Perşembe günü %3'ten fazla artarak yükselişini sürdürdü; bu artış, ABD-İsrail-İran savaşının Ortadoğu'nun hayati önem taşıyan petrol ve doğalgaz arzında uzun süreli aksamalara yol açabileceği endişelerini artırdığı bir dönemde gerçekleşti. ANZ analistleri Perşembe günü yayınladıkları bir notta, Orta Doğu'daki saldırıların ardından arzda devam eden risklerle karşı karşıya kalan ham petrol piyasalarının tedirginliğini koruduğunu ve endişelerin Hürmüz Boğazı üzerinden arz akışına odaklandığını belirtti.
İran, Perşembe günü erken saatlerde İsrail'e bir füze saldırısı düzenledi ve çatışmanın altıncı gününe girilirken milyonlarca İsrail sakini sığınaklara sığındı. Bu saldırı, ABD'nin hava saldırısını durdurma girişimlerinin Washington'da engellenmesinden sadece birkaç saat sonra gerçekleşti.
Çarşamba günü, bir ABD denizaltısı Sri Lanka açıklarında bir İran savaş gemisini batırdı ve en az 80 kişi öldü; NATO hava savunma sistemleri ise Türkiye'ye doğru fırlatılan bir İran balistik füzesini imha etti. İran güçleri Hürmüz Boğazı'nda veya yakınlarında petrol tankerlerine saldırdı. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları'na göre, Kuveyt açıklarında bir tankerin yakınında patlamalar meydana geldi. Bu gerilim, İran'ın öldürülen dini liderinin güçlü oğlunun, onun yerine geçmek için öne çıkan adaylardan biri olarak ortaya çıkmasıyla tırmandı; bu da Tahran'ın baskıya boyun eğmeye niyetli olmadığını gösteriyordu. Bu olay, ABD ve İsrail'in yüzlerce kişinin ölümüne ve küresel piyasaların sarsılmasına yol açan askeri harekatından beş gün sonra yaşandı.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) ikinci büyük ham petrol üreticisi olan Irak, depolama alanı ve ihracat yolu eksikliği nedeniyle üretimini günde yaklaşık 1,5 milyon varil azalttı.
Körfez'in en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz üreticisi Katar, Çarşamba günü gaz ihracatında mücbir sebep ilan etti ve kaynaklar normal üretim hacimlerine dönüşün en az bir ay sürebileceğini belirtti. İki petrol tüccarı, savaşın hızlı bir şekilde çözülmesinin olası görünmemesi nedeniyle petrol fiyatları konusunda yükseliş beklentileri taşıdıklarını söyledi.
Reuters'ın MarineTraffic platformundan elde edilen gemi takip verilerine dayanarak yaptığı tahminlere göre, Irak, Suudi Arabistan ve Katar da dahil olmak üzere Körfez'in önde gelen üreticilerinin kıyıları açıklarında, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tankerleri ile kargo gemileri de dahil olmak üzere en az 200 gemi demirlemiş halde bekliyor. Gemi verilerine göre, yüzlerce başka gemi de Hürmüz Boğazı dışında limanlara ulaşamadan bekledi. Bu su yolu, dünyanın petrol ve LNG arzının yaklaşık beşte biri için önemli bir geçiş noktasıdır. Sektör ve ticaret kaynaklarının Perşembe günü bildirdiğine göre, Çin hükümeti şirketlerden rafine yakıt ihracatı için yeni sözleşmeler imzalamayı askıya almalarını ve halihazırda taahhüt edilmiş sevkiyatları iptal etmeye çalışmalarını istedi.
Kaynak: reuters

Trump’ın ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki deniz yollarını güvence altına almak için harekete geçeceğine dair açıklamalarının ardından, petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlamasıyla, ABD’de hisse senedi ve tahvillerdeki satışlar hız kesti.
Gün içinde yüzde 2,5’e ulaşan kayıpların ardından S&P 500, yüzde 1’in altında bir düşüşle günü tamamladı. Petrol fiyatları, kapanış sonrası işlemlerde geriledi ve Brent petrolü varil başına 80 dolar civarında işlem gördü.
LPL Financial’dan Adam Turnquist’e göre, son gelişmeler, küresel arzda büyük bir şok yaşanacağına dair endişeleri azaltarak enflasyon kaygılarını hafifletirken, ABD Hazine tahvillerinin getirilerindeki artışı da sınırladı. ABD 10 yıllık tahvil getirisi dün 2 baz puan artış kaydetti.
Ancak Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerleri sigortalamak ve bu tankerlere eskort edilmesi için hazırladığı planın etkisi çok uzun soluklu olmadı. Brent, iki gün içinde yaklaşık yüzde 12 artışla 2020’den bu yana en büyük kazancını elde ederek varil başına 82 doların üzerine çıkarken, West Texas Intermediate 75 dolar civarında seyretti. Yine de Brent ham petrolü, son iki günde yüzde 4,7 ve yüzde 7,3’lük artışlara kıyasla yüzde 1,6 değer kazandı.
Altın yüzde 1,4 değer yükseldi. ABD vadeli endeksleri ekside işlem gördü. Trump’ın İspanya ile ticareti kesebileceği yönünde açıklaması salı günü İspanya’da hisse senedi işlemlerinin kapanmasının ardından geldi.
iShares MSCI İspanya ETF, bir ara yüzde 7’ye yakın düşüş kaydetti. İran savaşına ilişkin endişelerin artması, dünyanın en iyi performans gösteren bazı piyasalarından da kaçışa neden oluyor.
Asya borsaları 2008 küresel finans krizinden bu yana Güney Kore’de yaşanan en büyük çöküşün öncülüğünde neredeyse bir yılın en büyük düşüşünü yaşadı. MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 4,5’e varan bir gerileme yaşarken, Güney Kore hisse senetleri yüzde 12’ye varan bir düşüş kaydetti. Düşüşten önce, yapay zeka yatırımlarının simgesi olan Kospi Endeksi dünyanın en iyi performans gösteren göstergesiydi. Japon hisse senetleri yüzde 4, Hong Kong yüzde 2,8 ve Hindistan yüzde 2 değer kaybetti. Tayland borsası yüzde 8 düştü, işlemler durduruldu. Hafta başından bu yana yüzde 1,5 yükselen Bloomberg Dolar Endeksi bu sabah gücünü koruyor.
Kaynak: bloomberght

Goldman Sachs hisse senedi masası, kırılgan piyasa güveni ve dalgalanmaların, 7.000 seviyesini son aşma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanan S&P 500’ü savunmasız bıraktığını belirterek, ABD hisse senetlerinin kalıcı bir yükseliş kaydetmeden önce daha da gerilemesi gerekebileceği konusunda uyardı.
Gail Hafif ve Brian Garrett’ın dahil olduğu Goldman ekibi, müşterilerine gönderdiği notta “Bundan sonra tek yol aşağıya doğru” diye yazdı. Notta, büyük ölçüde destekleyici makroekonomik ortamın, hisse senetlerinin jeopolitik gerilimleri ve emtia fiyatlarındaki keskin dalgalanmaları telafi etmesine pek yardımcı olamadığı belirtildi ve yakın dönemde beklenen seyir için “ acı verici” ifadesi kullanıldı. Goldman ekibine göre, mevsimsellik mart ayında da karışık görünüyor. Bu ay, 1928’e kadar geriye gidildiğinde S&P 500 için en kötü dördüncü ay olarak sıralanıyor ve ilk yarısı tarihsel olarak dalgalı geçiyor. 1 Mart’tan 14 Mart’a kadar olan dönemde ortalama kazanç sadece 30 baz puan, ancak 15 Mart’tan itibaren iki haftalık dönemde ortalama 80 baz puanlık bir artış görülüyor.
JPMorgan CEO’su Jamie Dimon da Orta Doğu’daki çatışma gibi ortaya çıkan tüm riskler göz önüne alındığında, piyasada olması gerekenden daha fazla iyimserlik olduğunu belirtti. Dimon, pazartesi günü Miami’de düzenlenen şirketinin yıllık küresel kaldıraçlı finans konferansında Bloomberg Television’a verdiği röportajda, “Şu anda ekonomi iyi durumda, varlık fiyatları yüksek. Bence olması gerekenden biraz daha fazla coşku var, ama bunu yıllardır yaşıyoruz” dedi. Dimon, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana yıllardır jeopolitik risk konusunda uyarıda bulunuyor ve bunun kariyeri boyunca diğer tüm endişeleri gölgede bıraktığını söylüyor.
Geçen yıl JPMorgan, önümüzdeki on yıl boyunca ABD’nin ekonomik güvenliğini ve dayanıklılığını güçlendirecek sektörlere 1,5 trilyon dolar yatırım yapma taahhüdünde bulundu ve Dimon, duyuruda “şimdi harekete geçmemiz gerekiyor” dedi. Piyasada “çok fazla rehavet” olduğunu söyleyen Dimon, enflasyonun risklerden biri olduğunu söyledi. Enflasyon için “partideki kokarca” ifadesini kullanan Dimon, “Son zamanlarda ortaya çıkan çatışma, bu fiyat baskılarına ‘birazcık’ katkıda bulunacak” diye ekledi. Dimon, “Bir şeylerin ters gitme olasılığının diğer insanların düşündüğünden daha fazla olduğunu düşünüyorum. Enflasyonun ekonomik gerilemeye neden olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
Kaynak: bloomberght
B.A.
14 Ocak 2020
Döviz bozdurmadan kesinlikle danışılması gereken tek yer. Teşekkürler.
Editör Yanıt: Biz teşekkür ederiz.