• KAZANMANIN YÖNTEMİ
    "PARAYÖNTEM" DE
    Tamamen Ücretsiz ParaYöntem’e
    Siz de Katılın!
  • PARANIZA YÖN VERİYORUZ
    • Deneyimli kadromuzun yatırım analizlerini paylaşıyoruz.
    • Denetime tabi kurumların yayınlarını inceliyoruz.
    • Sizin adınıza tüm piyasaları takip ediyoruz.
    • Sorularınızı yanıtlıyoruz.
    • Eğitim veriyoruz.

ParaYöntem’e Katılmak Için Davetiyenizi Oluşurun

Davetiyemi Oluştur butonuna tıklayarak ParaYöntem'den elektronik ileti almayı, Kullanım Koşulları'nı, Kişisel Verilerin İşlenmesine İlişkin İzin Formu ve Gizlilik Politikası'nı kabul ediyorum.
En İyi Analizler
En Başarılı Sinyal
En Çok Kazandıran Tüyolar
En İyi Analizler
En Başarılı Sinyal
En Çok Kazandıran Tüyolar

Online Yatırımcı Quizi

Quizlerimizi çözerek bilgilerinizi test edebilir ve eksik olduğunuz konularda deneyimli ekibimizden bilgi alabilirsiniz.

Haberler

  • Avrupa Birliği (AB) liderleri, ABD'nin artan korumacı politikaları ve Çin'in genişleyen endüstriyel gücü karşısında gerileyen Avrupa ekonomisini nasıl ayağa kaldıracaklarını tartışmak üzere Antwerp Zirvesi'nde bir araya geldi.

    "Sanayinin Davosu" olarak anılan bu zirvede, enerji maliyetlerinden ortak borçlanmaya, kamu ihalelerinden AB pazarının geleceğine kadar uzanan başlıklar masaya yatırıldı.

    Zirve, Fransa ile Almanya arasında yaşanan görüş ayrılıklarını da daha net bir biçimde ortaya çıkardı.

    AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, toplantıyı "Avrupa yeni küresel ekonomideki yeri için savaşıyor" sözleriyle açarken, sanayi liderleri ise planlardansa sonuçlara geçilmesi çağrısında bulundu. Ancak Avrupa'nın ABD ve Çin ile yaşanan rekabetçilik krizine nasıl yanıt verileceği konusunda Paris ile Berlin arasında belirgin bir yol ayrımı oluştu.

    Macron'dan "Made in Europe" çağrısı

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirve öncesinde "Made in Europe" yaklaşımını yeniden gündeme taşıyarak, Avrupa'nın stratejik sektörlerde daha korumacı bir çizgiye yönelmesi gerektiğini savundu.

    Antwerp'teki iş dünyası toplantısında konuşan Macron, kimya, yarı iletkenler ve ileri teknoloji gibi alanlarda yerel üretim ve Avrupa menşeli girdilere öncelik verilmesi çağrısı yaptı.

    Macron'a göre, istihdamın korunması ve Avrupa'nın sosyal modelinin sürdürülebilmesi için "Made in Europe" kavramının yapısal olarak tanımlanması ve korunması şart.

    Fransa lideri, savunma sanayisinden kamu ihalelerine kadar geniş bir alanda "Avrupa malı satın alın" yaklaşımının benimsenmesini isterken, bunun küresel rekabete karşı Avrupa'nın elini güçlendireceğini savundu.

    Macron ayrıca, uzay, savunma, temiz teknoloji ve yapay zeka gibi alanlarda büyük ölçekli yatırımların finanse edilebilmesi için AB'ye "ortak borçlanma" çağrısını yineledi. Macron, Avrupa'nın Çin ve ABD karşısında bağımsız bir güç haline gelmesinin başka bir yolu olmadığını da belirtti.

    Macron konuşmasında "Avrupa dışına öyle çok sık yatırım yapıyor ve bunları finanse ediyoruz ki biz deliyiz" dedi.

    Macron'dan Enerji Birliği çağrısı

    Konuşmasında Çin'i, otoriter bir rejim olarak tanımlayan Macron "ABD, şirketler ve bazen ülkeler için öngörülemez bir ekonomi ve yönetime dönüşüyor. Tam ortasında AB var ve orada hukukun üstünlüğü ile öngörülebilirlik hâlâ geçerli bir yer olarak kalıyor" ifadelerini kullandı.

    Enerji ve iklim politikalarında da geri adım atılmasına karşı çıkan Macron, düşük karbonlu elektriğin birlik içinde serbestçe dolaşabildiği tam teşekküllü bir "Enerji Birliği" kurulması çağrısını yineledi.

    Macron, dekarbonizasyonun rekabetçiliğin itici gücü olması gerektiğini vurgulayarak, Yeşil Mutabakat'tan vazgeçmenin aptallık olacağını, ancak Avrupalı şirketlerin daha gevşek karbon kurallarına sahip ülkelerden gelen rekabete karşı korunması gerektiğini dile getirdi.

    Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ise Fransa liderinin görüşlerine daha temkinli yaklaştı. Merz, "Made in Europe" yaklaşımının fazla dar kapsamlı ve riskli olabileceği uyarısında bulunarak, Avrupa tercihli kurallarının yalnızca kritik stratejik sektörlerde ve son çare olarak uygulanması gerektiğini savundu.

    Merz'e göre Avrupa'nın asıl sorunlarından biri "aşırı düzenlemeler"

    Merz'e göre Avrupa'nın asıl sorunu, aşırı düzenlemeler ve parçalanmış pazar yapısı. Merz, rekabet gücünün artırılmasının yolunun bürokrasinin azaltılması, tek pazarın güçlendirilmesi ve ticaretin çeşitlendirilmesinden geçtiğini söyledi.

    AB'nin aşırı düzenlemelerle kuşatıldığını savunan Merz, karmaşık kural setlerinin birliğin büyüme hızını düşürdüğünü ve Avrupa şirketlerini yapay zeka gibi kritik teknolojilerde küresel rekabetin gerisinde bıraktığını söyledi.

    Merz konuşmasında "Son 20 yılda Çin yıllık ortalama yüzde 8, ABD yüzde 2, AB ise sadece yüzde 1 büyüdü. Bu farkı kapatmalıyız" dedi.

    "Mevcut AB mevzuatını sistematik olarak gözden geçirmemiz gerekli"

    Merz ayrıca, AB Komisyonu'nun "28. Rejim" veya "EU Inc" olarak bilinen, şirketlerin AB genelinde tek bir gönüllü kurallar setiyle faaliyet göstermesini öngören planına güçlü destek verdi. Alman lider, mevcut tüm düzenlemelerin sistematik olarak gözden geçirilmesi ve birçok sektörde deregülasyona gidilmesi çağrısında bulundu.

    Merz bu konuda şu ifadeleri kullandı: "Yasalara küçük düzeltmeler yeterli değil. Mevcut AB mevzuatının tamamını sistematik olarak gözden geçirmemiz gerekiyor."

    Öte yandan Merz, Macron'un "ortak AB borçlanması" çağrısına mesafeli yaklaşımını korudu. Merz, ekonomik büyümenin yeni borç yükleri yaratmaktan değil, işletmeler için elverişli yapısal reformların hayata geçirilmesinden geçtiğini vurguladı.

    Sanayiden sert mesaj: Teşhis koyma dönemi bitti, plandansa icraate geçmeli

    Zirveye katılan ağır sanayi yöneticileri ise enerji maliyetleri ve iklim politikalarının maliyet yüküne dikkat çekti. Kimya sektörü üreticisi BASF CEO'su Markus Kamieth, "Teşhis koyma dönemi bitti, Avrupa artık plandansa icraate geçmeli" diyerek sanayinin yeniden canlandırılması çağrısında bulundu.

    Çelik ve kimya sektörleri, elektrik fiyatlarının megavat-saat başına 50 euro seviyesine düşürülmesini talep ederken, mevcut elektrik piyasası tasarımında doğalgazın fiyat belirleyici rolünün azaltılmasını istedi. Kağıt sektörü temsilcileri ise AB Emisyon Ticaret Sistemi'nden elde edilen gelirlerin (ETS) sanayinin karbonsuzlaşmasına yönlendirilmesini ve karbon kıyaslama ölçütlerinin dondurulmasını savundu.

    Von der Leyen ise bu konuda sınır ötesi enerji altyapısının güçlendirilmesinin fiyatları aşağı çekebileceğini belirtirken, ETS gelirlerinin sanayinin yeşil dönüşümünde daha etkin kullanılmasını liderlerle görüşeceğini açıkladı.

    Kaynak: Bloomberg HT

  • Çin’de ocak ayında tüketici enflasyonu beklentilerin altında artarken, üretici fiyatlarındaki deflasyon devam etti; bu durum güçlü bir teşvik paketi gelmediği sürece deflasyonist baskıların sürdüğüne işaret ediyor.

    Çin Ulusal İstatistik Bürosu’nun çarşamba günü açıkladığı verilere göre tüketici fiyat endeksi, yıllık bazda yüzde 0,2 yükseldi ve ekonomistlerin öngördüğü yüzde 0,4’lük artışın altında kaldı. Bu, aralıkta kaydedilen yüzde 0,8’lik büyümenin ardından geldi ve neredeyse üç yılın en yüksek seviyesiydi. Aylık bazda fiyat artışı yüzde 0,2 ile ekonomistlerin yüzde 0,3’lük beklentisinin altında gerçekleşti.

    Gıda ve enerji fiyatları hariç tutularak hesaplanan çekirdek TÜFE, yıllık bazda yüzde 0,8 artarken, aralıkta yüzde 1,2 seviyesindeydi. Çin’in üretici fiyat endeksi ise yıllık bazda yüzde 1,4 gerileyerek ekonomistlerin tahmin ettiği yüzde 1,5’lik düşüşün biraz üzerinde gerçekleşti; aralıkta yüzde 1,9 düşüş görülmüştü. Aylık bazda üretici fiyatları yüzde 0,4 artarak üst üste dördüncü ay yükseldi ve bu artış kısmen son aylarda küresel altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandı.

    Pinpoint Asset Management Başkanı ve baş ekonomisti Zhiwei Zhang, verilerin Ay Takvimi nedeniyle çarpıtıldığını, bu yıl kutlamaların şubat ortasında gerçekleştiğini ve geçen yılın ocak ayında olduğunu belirterek, “Bu uyumsuzluk makro verilerin yorumlanmasını zorlaştırıyor” dedi. eToro piyasa analisti Zavier Wong da tatil kaynaklı çarpıtmalar konusunda benzer görüş bildirerek, ocak ve şubat aylarının birlikte değerlendirilmesinin daha anlamlı olduğunu vurguladı.

    Fabrika çıkış fiyatlarındaki deflasyon üç yıldan uzun süredir sürüyor ve ABD ticaret politikalarının neden olduğu üretim aksaklıkları ve düşük tüketici güveni, üreticilerin kârlılığı üzerinde baskı oluşturuyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi, ABD dışı piyasalara güçlü ihracat sayesinde geçen yıl yüzde 5 büyüyerek Pekin’in resmi hedefiyle uyumlu bir performans sergiledi.

    Pandemi sonrası Çin, uzun süren emlak krizinin ve belirsiz iş gücü piyasasının etkisiyle deflasyonist baskılardan kurtulmakta zorlandı; yetkililer, fazla kapasite nedeniyle artan ürün fazlasını ve fiyat savaşlarını kontrol altına almaya çalıştı. Morgan Stanley Baş Asya Ekonomisti Chetan Ahya, politika yapıcıların yatırımı ana büyüme itici gücü olarak gördüğünü ve tüketimi desteklemek için alınacak teşvik önlemlerini “tek seferlik bir destek” olarak değerlendirerek borç yüküne eklediklerini belirtti.

    Deflasyonist baskı ve emlak düşüşü, Çin’in vergi gelirlerinin GSYH’ye oranını 2021’den bu yana 4,8 puan düşürerek yüzde 17,2’ye çekti; aynı dönemde kamu borcunun GSYH’ye oranı yüzde 40 artarak 2025’te yüzde 116’ya ulaştı. Bu oran, ABD’nin 2025’teki federal borç/GSYH oranı olan yüzde 124’ün altında kaldı. Üst düzey politika yapıcıların gelecek ay yapılacak parlamento toplantısında yıl için ekonomik hedefleri açıklaması bekleniyor.

    Salı günü yayımlanan politika raporunda Çin Merkez Bankası, ekonomiyi desteklemek ve fiyatları “makul bir toparlanma” yoluna yönlendirmek amacıyla “uygun ölçüde gevşek” para politikalarını sürdürme kararlılığını yineledi.

    Kaynak: cnbc

  • IMF Başkanı Kristalina Georgieva, doların geçen yılki düşüşüne rağmen, muhtemelen önde gelen konumunu koruyacağını söyledi.

    Georgieva, Pazartesi günü Bloomberg televizyonuna verdiği röportajda, "Döviz kurundaki kısa vadeli dalgalanmalara kapılmamalıyız. Doların rolünde yakın zamanda bir değişiklik görmüyorum" yorumunu yaptı.

    "İnsanlar, doların uluslararası para sisteminde neden bu kadar önemli bir rol oynadığını yakından incelemeli" diyen Georgieva, bunun nedenlerini "Amerika Birleşik Devletleri'ndeki sermaye piyasalarının derinliği ve likiditesi, ekonominin büyüklüğü ve ABD'nin girişimci ruhu" olarak gösterdi.

    Georgieva, doların zayıflamasının birçok gelişmekte olan piyasa için "iyi" olabileceğini, çünkü bunun dış borç faiz ödemelerini hafiflettiğini söyledi. Georgieva "Dolar cinsinden borç alanlar artık daha az ödeyecekler" diye konuştu.

    Bloomberg, Çinli düzenleyici kurumların finans kuruluşlarına yoğunlaşma riskleri ve piyasa oynaklığı endişeleri nedeniyle ABD Hazine tahvillerindeki varlıklarını azaltmaları yönünde tavsiyede bulunduğunu bildirmişti.

    ABD Hazine Bakanı Scott Bessent geçen hafta ABD'nin "her zaman güçlü bir dolar politikası izlediğini" ve yetkililerin doların değerini düşürmek için müdahale etmediğini söylemişti. Bu açıklamaların öncesinde, ABD Başkanı Donald Trump'a doların değer kaybından endişe duyup duymadığı sorulduğunda "Hayır, bence harika" yanıtını vermişti.

    Kaynak: Bloomberg HT

  • ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, geçen hafta altın piyasasında görülen sert dalgalanmaların arkasında Çinli yatırımcıların bulunduğunu söyledi.

    Fox News’e konuşan Bessent, Çin’de piyasa koşullarının “biraz kontrolden çıktığını” ve yetkililerin bu nedenle marji sıkılaştırmak zorunda kaldığını ifade etti. Altındaki yükselişi klasik bir spekülatif zirve hareketine benzeten Bessent, değerli metallerde spekülatif alımlar, jeopolitik gerilimler ve ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik endişelerle güçlenen rallinin geçen hafta aniden tersine döndüğünü belirtti.

    Piyasalardaki oynaklık, doların ocak ayı başından bu yana ilk haftalık kazancını elde etmesine katkı sağlarken, Dow Jones Sanayi Endeksi yatırımcıların ABD ekonomisi ve şirket kârlılığına yönelik iyimserliğiyle ilk kez 50 bin puanın üzerine çıktı. Kasım ayında yapılacak ara seçimlere dikkat çeken Bessent, bu rekor seviyeyi ABD ekonomisinin sıradan Amerikalılar için fayda sağlayacak bir yükseliş döngüsüne girdiğinin göstergesi olarak değerlendirdi.

    "Yeni Fed başkanı bağımsız hareket edecek"

    Fed politikasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bessent, merkez bankasının bilançosunu küçültmeye yönelik adımlarda temkinli davranmasını beklediğini söyledi. Fed’in bol rezerv rejimine geçtiğini hatırlatan Bessent, bu yaklaşımın daha büyük bir bilanço gerektirdiğini ve kurumun nasıl ilerleyeceğine karar vermek için en az bir yıl bekleyebileceğini ifade etti.

    Bessent ayrıca, Başkan Donald Trump’ın Fed başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh’ın bağımsız hareket edeceğini ancak Fed’in Amerikan halkına karşı sorumluluğunun farkında olacağını dile getirdi. Perşembe günü Senato’daki oturumda konuşan Bessent, Warsh’ın Trump’ın tercih ettiği şekilde faiz indirimine gitmemesi halinde dava açılıp açılmayacağına karar verecek kişinin Trump olduğunu söyledi.

    Kaynak: Bloomberg HT

  • Amazon (AMZN.O), Perşembe günü, bu yıl sermaye harcamalarında %50'den fazla bir artış öngördü ve yapay zeka altyapısını geliştirmek için yapılan harcama çılgınlığına katılarak hisselerinin piyasa kapanışından sonraki işlemlerde %11,5 düşmesine neden oldu. Amazon'un 2026'da yapay zeka çalışmalarını artırmak için 200 milyar dolar yatırım yapacağı haberi üzerine hisseler düşüşe geçerken, CEO Andy Jassy, ​​şirketin yatırımcılarla yaptığı görüşmede savunmacı bir tavır sergiledi; bu durum, daha kendinden emin bir tavır sergileyen Alphabet'in (GOOGL.O) aksine bir durumdu. Google'ın yapay zeka yazılımı geliştirme konusunda gösterdiği direnç üzerine yöneticiler Çarşamba günü bir açıklama yaptı.

    Jassy, ​​bulut platformu Amazon Web Services'ın sonuçlarına atıfta bulunarak, "Hatırlatmak gerekirse," dedi, "yıllık 142 milyar dolarlık ciro üzerinden %24'lük yıllık büyüme elde etmekle, rakiplerimizin durumunda olduğu gibi, çok daha küçük bir taban üzerinden daha yüksek bir büyüme yüzdesi elde etmek arasında büyük bir fark var." AWS'nin geliri Aralık çeyreğinde 35,6 milyar dolara yükselirken, Google Cloud'un geliri %48 artarak 17,75 milyar dolara ulaştı. Microsoft'un (MSFT.O), aynı dönemde Azure %39 oranında değer kazandı.

    Amazon'un sonuçları, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâya yaptıkları yüklü yatırımları yakın zamanda durdurmayacağının son işareti oldu. Yapay zekâ patlamasının muazzam maliyetine ilişkin endişelerin artmasıyla Amazon hisseleri normal işlem saatlerinde %4,4 düşüşle kapandı.

    En büyük dört büyük ölçekli internet sağlayıcısı - Amazon, Microsoft, Google ve Meta (META.O), bu yıl toplamda 630 milyar dolardan fazla harcama yapmaları bekleniyor.

    Son birkaç gündeki teknoloji şirketlerinin kazanç raporları, Wall Street'in teknoloji firmalarına net bir mesaj verdiğini gösteriyor: Yapay zeka harcamalarındaki artış ancak şirketler buna paralel operasyonel veya finansal getiriler gösterirse devam edebilir.

    Amazon ayrıca, yüksek hızlı uydu internet işletmesi Leo'daki artan maliyetlerden kaynaklanan yaklaşık 1 milyar dolarlık bir payı da hesaba katarak, ilk çeyrek faaliyet gelirinin 16,5 milyar dolar ile 21,5 milyar dolar arasında olacağını öngördü. LSEG'ye göre analistler ise 22,04 milyar dolarlık bir kar tahmininde bulunmuştu. Aptus Capital Advisors'da portföy yöneticisi olan Dave Wagner, "Piyasa, bu büyüme oranları için sermaye harcamalarına sürekli olarak yatırılan önemli miktardaki paradan hoşlanmıyor" dedi.

    Analistler, Google'ın bulut gelirlerinde gösterdiği olağanüstü büyüme nedeniyle şirketin dikkat çekici sermaye harcaması tahminlerini büyük ölçüde olumlu karşıladı - ancak hisseleri Perşembe günü %3 düştü - aynı şekilde Meta'nın sermaye harcaması planları da olumlu karşılandı. Ancak yatırımcılar, Microsoft'un bulut biriminin büyümesinin tahminleri kıl payı aşmasının ardından geçen hafta Microsoft hisselerini cezalandırdı.

    The Motley Fool'un kıdemli yatırım analisti Asit Sharma, Amazon'un 2026 için öngörülen yüksek harcamalarının işletme nakit akışından daha fazla olacağını söyledi. DA Davidson analisti Gil Luria ise, "Amazon'un yarışta kalabilmek için bu seviyelerde yatırım yapması gerekiyor" dedi.

    Amazon için daha küçük bir birim olmasına ve toplam satışların yalnızca %15 ila %20'sini oluşturmasına rağmen, Amazon Web Services şirketin faaliyet karının %60'ından fazlasını üretiyor. Dördüncü çeyrekteki %24'lük satış büyümesi son 13 çeyreğin en büyüğüydü, ancak bu durum şirketin sermaye harcamalarındaki artışın gölgesinde kaldı.

    Jassy, ​​yaklaşık bir saat süren kazanç sonrası görüşmesinin büyük bir bölümünü AWS'nin yeni ürünleriyle övünerek geçirdi. Örneğin, AWS'nin piyasaya sürdüğü veya yakında piyasaya süreceği 1.000'den fazla yeni uygulamanın yanı sıra rekabetçi yapay zeka tabanlı bir müşteri hizmetleri botu ve canlı spor uyarıları sunduğunu belirtti. "İnanılmaz derecede girişimciyiz," dedi Jassy. "İşletmelerimizin her birinde, müşteri deneyimini iyileştirmek ve birçok durumda daha önce mümkün olanı tamamen yeniden icat etmek için yapay zekanın çok geniş bir şekilde kullanıldığını görüyorsunuz."

    Kaynak: reuters

  • Gümüş fiyatları Perşembe günü %16′ya varan düşüşle iki günlük toparlanmanın ardından geriledi; beyaz metal aşırı dalgalanmadan etkilenmeye devam ediyor. Gümüş, geçen Cuma günü yaklaşık %30 düşüş yaşamadan önce rekor kıran bir yükseliş dönemindeydi. LSEG’den alınan verilere göre, 2025 yılında yaklaşık %146 değer kazandı. Analistler, son fiyat dalgalanmalarının temel nedenleri olarak fiziksel talepten ziyade spekülatif akışları, kaldıraçlı pozisyon almayı ve opsiyon odaklı işlemleri gösteriyor.

    Lighthouse Canton’un genel müdürü Sunil Garg, “Birçok spekülatör pozisyonunun biriktiğini gördünüz... Bunun tamamen ortadan kalktığını düşünmüyorum,” dedi. Garg, gümüş talebinin temel gerekçelerinin hala geçerli olduğunu söylese de, spekülatif pozisyonların önce “silinmesi” için biraz daha beklemeyi tavsiye ediyor. Gümüşün güneş enerjisi, katalizörler ve elektronik gibi birçok alanda geniş bir endüstriyel ve teknolojik kullanım alanı bulunuyor. Garg, “Dünya genelindeki çeşitli metal borsalarının artırdığı teminat gereksinimleri... bu, spekülasyonun bir kısmını öldürecek bir şey,” dedi. CME Grubu,   geçen Cuma günü yaşanan sert satışların ardından teminat gereksinimlerini artırdı.

    Goldman Sachs Çarşamba günü yayınladığı bir notta, “Fiyatlar düştükçe, aracı kurumların riskten korunma stratejileri güçte alımdan zayıflıkta satışa dönüştü, yatırımcıların stop-loss emirleri tetiklendi ve kayıplar sistem genelinde yayıldı” dedi.  Londra piyasasındaki likidite sıkıntısı nedeniyle gümüşün düzeltmesi, altınınkinden daha büyük oldu ve bu durum fiyat dalgalanmalarını daha da artırdı.

    Goldman, dalgalanmanın zamanlamasının, Çin spekülasyonundan ziyade Batı sermaye akışlarının yükseliş ve düşüşün büyük bölümünün arkasında olduğunu gösterdiğini belirterek, daha şiddetli hareketlerin çoğunun Çin vadeli işlem piyasaları kapalıyken gerçekleştiğini kaydetti.

    Gümüş fiyatlarındaki dalgalanma, 2021 yılında Reddit’teki bireysel yatırımcıların toplu halde hisselerine yönelmesiyle küresel bir fenomen haline gelen ve hisseleri geleneksel değerleme modellerinin haklı çıkarabileceğinden çok daha yüksek seviyelere ulaşan video oyun perakendecisi GameStop gibi meme hisseleriyle giderek daha fazla karşılaştırmaya yol açtı. Piyasa gözlemcileri, fiyatların sürdürülebilir seviyelerden uzaklaştığı konusunda uyarıda bulunmuştu ve bu durum gümüş ticaretini giderek bir tür internet fenomeni haline getirmişti. Interactive Brokers’ın baş stratejisti Steve Sosnick, kıymetli metaller temasının kamuoyunun dikkatini çektiğini ve ”çok çeşitli spekülatif varlıklarda gördüğümüz türden aşırı hareketleri bile aşan bir ivme ticaretine” yol açtığını söyledi.

    Kaynak: cnbc

  • Altın fiyatları, ABD ve İran arasındaki yenilenen jeopolitik gerilimlerin, önceki seansta 2008'den bu yana en iyi gününü yaşayan sarı metalin son dönemdeki yükselişine katkıda bulunmasıyla, güvenli liman çekiciliği nedeniyle Çarşamba günü de yükselişini sürdürdü.

    IndusInd Securities'in kıdemli araştırma analisti Jigar Trivedi, "Altın, jeopolitik gerilimlerin ABD güçlerinin bir İran insansız hava aracını düşürmesinin ardından metalin güvenli liman özelliğini artırmasıyla birlikte, kilit 5.000 dolar seviyesinin üzerine tekrar tırmandı" dedi.

    Reuters'ın ilk kez bildirdiği olayda, ABD ordusu Salı günü Arap Denizi'nde Abraham Lincoln uçak gemisine "saldırgan bir şekilde" yaklaşan bir İran insansız hava aracını düşürdü. Axios muhabiri Barak Ravid, Salı günü Arap bir kaynağa atıfta bulunarak, ABD ve İran arasında nükleer görüşmelerin Cuma günü Umman'da yapılmasının beklendiğini söyledi.
    Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump Salı günü, bu hafta açıklanması beklenen önemli işgücü verileri raporlarını geciktiren kısmi hükümet kapanmasına son veren bir harcama anlaşmasını yasalaştırdı.

    Yatırımcılar, 2026 yılında Fed'in en az iki faiz indirimi yapmasını bekliyor ve Fed'in politika yoluna dair daha fazla ipucu için günün ilerleyen saatlerinde açıklanacak ADP özel sektör istihdam verilerini bekliyor. Getirisi düşük olan altın, düşük faizli ortamlarda genellikle daha iyi performans gösterir.

    Trivedi, "İlerleyen dönemde (altın) fiyatları çok yakın vadede 5.100 dolara ulaşabilir... ve yılın ilk yarısının sonuna veya Nisan sonuna kadar aynı 5.600 dolar seviyelerini bekliyoruz, fiyatlar daha sonra yükselmeye devam edecek ve yıl sonu hedefimiz 6.000 dolar/ons" diye ekledi. Reuters teknik analisti Wang Tao, Salı günü yaptığı açıklamada, mevcut dalganın keskin olmasının ve muhtemelen 4.950 ila 5.198 dolar aralığına kadar yükselmesinin beklendiğini söyledi.
     

    Kaynak: reuters

  • ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü Hindistan ile bir ticaret anlaşması duyurdu. Anlaşmaya göre, Hindistan'ın Rus petrol alımlarını durdurması ve ticaret engellerini azaltması karşılığında, ABD'nin Hint mallarına uyguladığı gümrük vergileri %50'den %18'e düşürülecek. Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yaptığı görüşmenin ardından sosyal medyada anlaşmayı duyurdu ve Hindistan'ın artık ABD'den ve muhtemelen Venezuela'dan petrol satın alacağını belirtti.

    Beyaz Saray'dan bir yetkili Reuters'e verdiği demeçte, ABD'nin Hindistan'ın Rus petrol alımları nedeniyle uyguladığı ve %25'lik "karşılıklı" gümrük vergisine ek olarak gelen %25'lik cezai gümrük vergisini kaldırdığını söyledi.

    ABD borsalarında işlem gören büyük Hint şirketlerinin hisseleri bu haber üzerine yükselişe geçti. Bilgi teknolojisi danışmanlık firması Infosys %4,3, danışmanlık şirketi Wipro %6,8, HDFC Bank %4,4 ve iShares MSCI India borsa yatırım fonu %3 artışla günü kapattı.

    Trump'ın açıklaması, yarı iletken üreticileri ve yapay zekâya yönelik olumlu havayı güçlendirdi ve gün içinde başlıca endeksleri pozitif bölgeye taşıdı. Trump ayrıca, Modi'nin Hindistan'ın 500 milyar dolardan fazla değerde ABD enerjisi (kömür dahil), teknoloji, tarım ve diğer ürünleri satın almasının yanı sıra "çok daha yüksek bir seviyede AMERİKAN ÜRÜNLERİ SATIN ALMA" taahhüdünde bulunduğunu da sözlerine ekledi. Trump, Hindistan hakkında şunları söyledi: "Onlar da aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı uyguladıkları gümrük vergilerini ve gümrük dışı engelleri sıfıra indirmek için harekete geçecekler." Trump'ın geçen yıl göreve dönüp ABD gümrük vergisi oranlarını çift haneli seviyelere çıkarmasına kadar, Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre Hindistan, %15,6'lık basit uygulanan oran ve %8,2'lik etkin uygulanan gümrük vergisiyle dünyanın en yüksek gümrük vergilerinden bazılarına sahipti.

    ÇOK AZ AYRINTI MEVCUT

    Trump'ın "Truth Social" mesajı, düşük gümrük vergisi oranlarının başlangıç ​​tarihi, Hindistan'ın Rusya'dan petrol alımlarını sonlandırması için son tarih, ticaret engellerinin azaltılması ve Hindistan'ın hangi ABD ürünlerini satın almayı taahhüt ettiği gibi konularda çok az ayrıntı verdi. Pazartesi öğleden sonra geç saatler itibariyle, Beyaz Saray, değişiklikleri resmileştirmek için gerekli olan başkanlık bildirisini veya Federal Resmi Gazete duyurusunu henüz yayınlamamıştı. Beyaz Saray sözcüsü daha fazla ayrıntı vermezken, Hindistan Ticaret ve Dışişleri Bakanlıkları mesai saatleri dışında gönderilen sorulara hemen yanıt vermedi. Rusya'nın Washington Büyükelçiliği de yorum talebine hemen yanıt vermedi. Japonya ve Güney Kore de dahil olmak üzere diğer önemli Asya ticaret ortaklarıyla yapılan önceki ticaret anlaşmaları, ABD sanayilerine yüz milyarlarca dolar yatırım yapma taahhütlerini içeriyordu, ancak Hindistan'ın açıklamasında herhangi bir somut yatırımdan bahsedilmedi.

    Emkay Global ekonomisti Madhavi Arora, anlaşmanın Hindistan'ı %15 ila %19 arasındaki gümrük vergisi oranları açısından "Asya'daki emsalleriyle genel olarak aynı seviyeye getirdiğini" belirterek, bunun Hindistan'ın ihracatı ve rupi para birimi üzerindeki orantısız baskıyı ortadan kaldıracağını sözlerine ekledi. Washington'ın uyguladığı gümrük vergilerinden bu yana Hindistan piyasaları ağır darbe aldı ve 2025 yılında yabancı yatırımcıların rekor düzeyde çıkışıyla gelişmekte olan ülkeler arasında en kötü performans gösteren piyasa oldu. ABD'li iş grupları temkinli ve eleştirel bir tepki gösterdi. Uzun zamandır Hindistan ile piyasayı açacak bir ticaret anlaşmasını savunan ABD Ticaret Odası, Trump'ın duyurusunu bu hedefe doğru atılmış bir adım olarak nitelendirdi.

    Kaynak: reuters


  • Altın ve gümüş, Pazartesi günü de satış baskısını sürdürerek, Cuma günkü sert düşüşün ardından kayıplarını derinleştirdi. Doların güçlenmesi ve kar alma işlemleri, değerli metalleri birkaç gün önce rekor seviyelere taşıyan yükselişin ivmesini azalttı.

    Güvenli liman talebi ve spekülatif girişlerle altınla birlikte yükselen gümüş de, geçen Cuma günü %25'lik sert düşüş yaşayarak Mart 1980′den bu yana en kötü gününü kaydetmesinin ardından baskı altında kalmaya devam etti. Analistlere göre, geri çekilme, Cuma günü yaşanan sert bir tersine dönüşün ardından geldi; bu dönüşte, ABD faiz indirimlerine ilişkin iyimserlik, Başkan Donald Trump’ın eski Fed Başkanı Kevin Warsh’ı, Mayıs ayında görev süresi sona erecek olan Jerome Powell’ın yerine atamasıyla birlikte Federal Rezerv liderliğinin ani bir şekilde yeniden değerlendirilmesiyle çatışmıştı.

    Interactive Brokers’ın kıdemli ekonomisti José Torres, Pazartesi günü yayınladığı bir notta, “Sonuç olarak ‘Amerika’dan Al’ trendi geri döndü ve Perşembe sabahı erken saatlerde altın ve gümüşü ons başına 5.600 dolar ve 122 doların hemen altındaki rekor seviyelere taşıyan bağımsızlık çabası çözülüyor” dedi.

    CMC Markets’in Asya ve Orta Doğu Başkanı Christopher Forbes, altının sert geri çekilmesinin, uzun vadeli yükseliş tezinin bozulmasından ziyade, olağanüstü bir yükselişin ardından yaşanan klasik bir düzeltmeyi yansıttığını söyledi.

    Forbes’a göre altın fiyatlarındaki düşüş, “olağanüstü bir yükselişin ardından yaşanan klasik bir hava boşluğu”. “Kar alma, daha güçlü bir dolar ve Washington’dan gelen yeni jeopolitik haberler, kalabalık bir piyasadaki köpüğü indirdi.”

    Doların bir dizi para birimi karşısındaki gücünü ölçen dolar endeksi, Perşembe gününden bu yana yaklaşık %0,8 oranında güçlendi. Doların güçlenmesi, dolar cinsinden fiyatlandırılan altını yabancı alıcılar için daha az çekici hale getirirken, yüksek faiz oranları, Hazine bonolarını güvenli liman olarak daha cazip hale getirerek, faiz getirmeyen sarı metali elde tutmanın fırsat maliyetini artırır.

    Warsh, daha sıkı bir para politikasının savunucusu olmuştur ve Fed başkanı olarak atanması doları güçlendirmiştir. Aynı zamanda, Trump’ın İran ile olası bir anlaşmaya işaret eden açıklamaları jeopolitik endişeleri hafifletmiş gibi görünüyor. Forbes’a göre, piyasalar Warsh’ın politika yönüne ilişkin daha fazla netlik beklerken, kısa vadede altın fiyatları yüksek ancak dalgalı seyredecek.

    Gümüş fiyatları yıl başından bu yana yaklaşık %16 artarken, altın fiyatları da yıl başından bu yana yaklaşık %8 yükseldi. Altın ve gümüş, geçen yıl sırasıyla yaklaşık %65 ve %145′lik rekor kıran yükselişler yaşadı.

    Forbes, “Doların yeniden zayıflaması veya güvercinvari bir Warsh politikasının teyidi, alım fırsatlarını değerlendirenleri geri getirecektir” dedi ve 12 aylık uzun vadeli ufukta altın için hâlâ yükseliş beklentisini koruyarak, Fed’in gevşeme politikalarına devam etmesi ve büyüme ile enflasyonun dengesiz kalması durumunda metalin son dönemdeki zirvelerini yeniden görebileceğini ekledi.

    Kaynak: cnbc

  • Başkan Donald Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada, yeni Federal Reserve (Fed) başkanlığı için adayını cuma günü açıklayacağını söyledi.

    Trump, First Lady Melania Trump hakkında çekilen “Melania” filminin galasında konuşurken, mevcut Başkan Jerome Powell’ın yerine geçecek adayını belirleme sürecinin geçen yaz başladığını ve artık sona ermek üzere olduğunu ifade etti.

    “Fed başkanını yarın sabah açıklayacağım,” dedi Trump. Gerçekten bir tercih yapıp yapmadığı sorulduğunda ise, “Yaptım, yapmasam çok hızlı bir şekilde işe başlamam gerekecek,” yanıtını verdi.

    Powell’ın yerine geçecek ismin belirlenme süreci, geçmiş ve mevcut Fed yetkilileri, ekonomistler ve Wall Street yatırım profesyonellerini içeren 11 adaylı bir liste ile eylül ayında başladı. Hazine Bakanı Scott Bessent, uygun adayları elemek için listeyi beşe, ardından dörde indirdi.

    Son dört adayın eski Fed Guvernörü Kevin Warsh, Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, mevcut Fed Guvernörü Christopher Waller ve BlackRock sabit gelir baş yatırım sorumlusu Rick Rieder olduğu düşünülüyor.

    Tahmin piyasaları, kimin göreve geleceği üzerine bahisler yürütüyordu. Hassett bir süre liderdi, ardından Warsh ve son birkaç gündür Rieder öne çıktı. Ancak perşembe akşamı bu durum değişti ve Kalshi, Warsh’ı %80 ile ezici favori olarak gösterdi.

    Trump ayrıca adayın “birkaç yıl önce orada olabilecek biri” olduğunu ekledi. Warsh’ın, Trump’ın Powell’ı aday göstermeye karar verdiği 2017 yılında da değerlendirme sürecinde olduğu biliniyor.

    Bir yönetim kaynağı CNBC’ye Warsh’ın perşembe günü Beyaz Saray’da bulunduğunu söyledi. Ancak bir Beyaz Saray yetkilisi spekülasyonları reddetti.

    Beyaz Saray sözcüsü Kush Desai, “Başkan Trump, Federal Reserve için adayını uygun bir zamanda açıklayacaktır. O zamana kadar Fed Başkanlığı adaylık süreci ile ilgili tüm haberler, herkesin zamanını boşa harcamaktır” dedi.

    Powell ise görev süresi mayıs ayında sona erdikten sonra kalıp kalmayacağına dair sorulara yanıt vermekten kaçındı. Powell, guvernörlük süresinin kalan iki yılını tamamlamayı seçme hakkına sahip.

    Kaynak: CNBC

Analizler

  • ENKA İNŞAAT (ENKAI) hissesi Çarşamba gününü 96,00 TL seviyesinde kapattı. Teknik açıdan yataydalgalı bir görünüm sergilemektedir. Fiyatın kısa ve orta vadeli hareketli ortalamalara yakın seyretmesi, piyasada belirgin bir trend yönünün henüz oluşmadığını düşündürmekte, RSI ve momentum göstergeleri orta bantlarda konumlanarak ne aşırı alım ne de aşırı satım baskısının hakim olduğunu işaret etmektedir. Bu teknik yapı, kısa vadede güçlü bir yükseliş trendi oluşmadan dalgalı fiyat hareketlerinin devam edebileceğini göstermektedir; yatırımcıların destek ve direnç seviyelerindeki hacim ve fiyat etkileşimlerini takip etmeleri önem arz etmektedir. Mevcut seviyelerin korunması halinde tepki alımları gündeme gelebilir, ancak hacim artışı olmadan trendin netleşmesi zorlaşabilir.

    Temel açıdan Enka İnşaat, Türkiye’nin önde gelen inşaat ve mühendislik şirketlerinden biri olarak enerji, altyapı, endüstriyel tesis projeleri ve gayrimenkul geliştirme gibi geniş bir faaliyet alanına sahiptir. Şirketin uluslararası projelerdeki varlığı ve güçlü teknik yeterliliği, uzun vadeli büyüme potansiyelini destekleyen önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Bununla birlikte, makroekonomik koşullar, döviz kuru dalgalanmaları ve inşaat sektöründeki talep değişimleri şirket performansı üzerinde etkili olabilmektedir. Değerleme açısından hisse makul seviyelerde işlem görmekte olup analistler tarafından ortauzun vadede temkinli iyimserlik ile değerlendirilmektedir; yatırımcıların bu temel ve sektörel dinamikleri yakından izlemesi önemlidir.

  • ARCLK (Arçelik A.Ş.) hissesi Salı günü 123,00 TL seviyesinden kapandı. Hisse teknik açıdan yataydalgalı bir seyir izlemektedir. Fiyatın kısa ve orta vadeli hareketli ortalamalara yakın seyretmesi, piyasada belirgin bir trendin henüz oluşmadığını göstermekte ve yatırımcıların yön arayışının sürdüğünü düşündürmektedir. RSI ve diğer momentum göstergelerinin orta bantlarda yer alması, ne aşırı alım ne de aşırı satım baskısının hakim olduğunu işaret ederek kısa vadede güçlü bir trend oluşumunun zor olduğunu göstermektedir. Teknik açıdan destek ve direnç seviyelerinde oluşacak fiyat ve hacim etkileşimleri yatırımcı kararlarında belirleyici olabilir; trendin netleşmesi için hacim artışının izlenmesi önem taşımaktadır.

    Temel değerlendirmede Arçelik, Türkiye’nin önde gelen beyaz eşya ve dayanıklı tüketim elektroniği üreticisi olarak güçlü marka bilinirliği ve geniş coğrafi faaliyet ağına sahiptir. Şirketin ürün portföyü ve yurtiçiyurtdışı satış kanalları, gelir çeşitliliğini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alırken, sektör talep koşulları ve ekonomik döngüler hisse performansı üzerinde etkili olabilmektedir. Değerleme çarpanları açısından hisse makul seviyelerde işlem görürken analistlerin orta ve uzun vadeli beklentileri mevcut fiyatların üzerinde potansiyel sunduğunu göstermektedir; buna karşılık makroekonomik koşullar ile döviz kuru dalgalanmaları gibi risklerin yakından takip edilmesi yatırımcılar açısından önem arz etmektedir.

  • MGROS (Migros Ticaret A.Ş.) hissesi, bugün itibarıyla yaklaşık 670,50 TL seviyesinde işlem görmekte olup perakende sektöründe güçlü bir konumda seyrini sürdürmektedir. Teknik göstergeler incelendiğinde, hisse kısa ve orta vadede yataydalgalı bir görünüm sergilemekte olup fiyatın 50 ve 100 günlük hareketli ortalamalara yakın seyretmesi piyasada belirgin bir yön arayışının devam ettiğini göstermektedir. RSI ve momentum göstergelerinin orta bantlarda konumlanması, ne aşırı alım ne de aşırı satım baskısının hakim olduğunu işaret etmektedir; bu da kısa vadede güçlü bir trend oluşumunu zorlaştırmaktadır. Teknik açıdan destek ve direnç seviyelerinde ortaya çıkacak hacim ve fiyat etkileşimleri yatırımcı kararlarında belirleyici olabilir ve trendin netleşmesi için hacim artışının takip edilmesi önem taşımaktadır.

    Temel açıdan Migros, Türkiye’nin önde gelen gıda ve tüketim perakendecisi olarak geniş mağaza ağı ve güçlü marka bilinirliği ile dikkat çekmektedir. Şirketin gelir yapısı, tüketici talebine bağlı olarak istikrarlı bir dönem geçirme potansiyeli barındırmakla birlikte ekonomik koşullar ve tüketici harcamalarındaki değişimler perakende sektörüne yönelik risk unsurları arasında yer almaktadır. Hisse, değerleme çarpanları açısından makul seviyelerde işlem görmekte olup analistler tarafından orta ve uzun vadede temkinli iyimserlik ile değerlendirilmektedir. Sektörel dinamikler, bilanço sonuçları ve tüketici talep eğilimleri hisse performansı üzerinde etkili olmaya devam etmektedir ve yatırımcıların bu unsurları yakından izlemesi önem arz etmektedir.

  • KCHOL (Koç Holding A.Ş.) hissesi, son kapanış itibarıyla 205,20 TL seviyesinde işlem görmekte olup, hisse uzun vadeli trend içinde dalgalı bir seyir izlemektedir. Teknik göstergeler incelendiğinde fiyatın kısa ve orta vadeli hareketli ortalamalara yakın seyretmesi, piyasada belirgin bir yön arayışının sürdüğünü göstermektedir; RSI ve momentum göstergeleri orta bantlarda konumlanmış olup ne aşırı alım ne de aşırı satım baskısının belirgin olduğunu işaret etmektedir. Bu teknik yapı, kısa vadede yatay dalgalanmaların sürebileceğini ve güçlü bir hacim artışı olmadan trendin netleşmesinin zor olduğunu düşündürmektedir. Destek ve direnç seviyelerindeki fiyat ve hacim etkileşimleri, yatırımcı kararları açısından yine kritik önem taşımaktadır.

    Temel değerlendirmede Koç Holding, Türkiye'nin en büyük sanayi ve yatırım holdinglerinden biri olarak enerji, otomotiv, dayanıklı tüketim ve finans gibi çeşitli sektörlerde güçlü iştirak portföyüne sahiptir; bu geniş faaliyet alanı, şirketin gelir çeşitliliğini ve dayanıklılığını artıran önemli bir unsurdur. Değerleme göstergeleri açısından hisse, makul seviyelerde işlem görmekte olup analistlerin uzun vadeli hedef fiyatları mevcut fiyatların üzerinde konumlanmaktadır; bu da orta vadede temkinli bir iyimserlik oluşturabilir. Ancak makroekonomik koşullar, döviz kurları ve sektör bazlı riskler, şirket hissesi performansı üzerinde etkili olmaya devam etmektedir ve yatırımcıların bu gelişmeleri yakından takip etmeleri önem arz etmektedir.

  • Şu an Penguen Gıda (PENGD) hissesi Borsa İstanbul’da yaklaşık 8,90 TL civarında işlem görüyor, gün içi volatilite ile 8,70–8,99 TL aralığında hareket ediyor ve hacim orta seviyelerde. Bununla birlikte hisse son 52 haftada yaklaşık 6,2 TL ile 11,8 TL arasında dalgalanmış durumda.

    Teknik açıdan bakıldığında, kısa-orta vadeli göstergeler genel olarak ılımlı pozitif sinyaller veriyor. Örneğin RSI (14) seviyesi orta bölgeye yakın ve hafif alım yönünde sinyal verirken, MACD pozitif bölgeyi koruyor. Hareketli ortalamalara baktığımızda MA20, MA50 ve MA200 gibi uzun vadeli ortalamalar alım sinyali veriyor; ancak çok kısa vadeli MA5 ve MA10’ın karışık sinyaller ürettiği görülüyor. Bu durum, trendin belirgin şekilde güçlü olmasa da aşağı yönde zayıf risklere karşı yukarı tarafta teknik destekler oluşturduğunu düşündürüyor.

    Hissenin temel görünümünde ise son bilanço döneminde net zarar açıklaması bulunuyor ve bu da fiyat-kazanç oranının sıfır (çarpanın anlamlı olmadığı) olarak gözükmesine yol açıyor. Piyasa değeri/defter değeri oranı ise 0,3’ler civarında ve bu göreceli olarak düşük bir değerleme sağlayabilir; yatırımcılar bu tür düşük PD/DD seviyelerini bazen “değer hissesi” potansiyeli olarak değerlendirebiliyorlar.

  • Perşembe günü, PASEU (Pasifik Eurasia Lojistik) hissesinin fiyatı yaklaşık 147–150 TL aralığında seyrediyor ve gün içi oynaklık gösteriyor; hacim de yüksek, bu da yatırımcı ilgisinin canlı olduğunu gösteriyor.

    Teknik açıdan bakıldığında, kısa vadeli göstergeler ve hareketli ortalamalar çoğunlukla satış yönünde sinyaller veriyor; RSI ve MACD gibi momentum indikatörleri negatif bölgede yer alıyor ve kısa vadede satış baskısı hissediliyor. Bu, fiyatın son dönem yükselişine rağmen teknik göstergelerin hâlâ temkinli olduğuna işaret ediyor. Ancak farklı zaman dilimlerinde yapılan teknik veriler de bulunuyor; bazı platformlardaki daha farklı indikatör okumaları kısa periyotlarda alım sinyalleri gösterse de güncel günlük verilere göre trendin zayıf veya nötrden hafif negatif olduğu öne çıkıyor.

    Genel olarak ise şirketin temel finansal göstergeleri yatırımcıların dikkatini çekiyor çünkü F/K ve Piyasa Değeri/Defter Değeri gibi değerleme çarpanları oldukça yüksek, bu da hisse fiyatının bilanço değerlerine kıyasla pahalı konumda olduğunu düşündürüyor. Şirketin sektörü ve faaliyet alanı (lojistik ve uluslararası taşımacılık) uzun vadede büyüme potansiyeli barındırsa da yüksek değerleme ve net kârda yaşanan baskı gibi unsurlar risk unsuru oluşturuyor.

  • Margün Enerji (Borsa İstanbul: MAGEN) hissesi şu an itibarıyla yaklaşık 42 TL civarında işlem görüyor ve son dönemde teknik göstergeler genel olarak pozitif bir eğilim sergiliyor. RSI göstergesi orta seviyelerde bulunuyor, bu da aşırı alım ya da satım durumuna işaret etmeden yukarı yönlü hareketin devam edebileceğini gösteriyor. Hareketli ortalamalar (kısa ve orta vadeli MA’ler) fiyatın üzerinde seyrediyor ve bu da teknik olarak al sinyallerini destekliyor. Özellikle kısa vadeli göstergeler MACD ve diğer momentum osilatörleri al yönlü sinyaller veriyor ve genel teknik tabloda “al” ya da “güçlü al” şeklinde sinyaller çoğunlukta görünüyor. Bu, mevcut fiyat trendinin yukarı yönlü devam etme ihtimalini güçlendiriyor.

    Buna karşılık bazı teknik veri kaynaklarında kısa dönem için nötr veya karışık sinyaller de raporlanabiliyor; farklı analiz platformları indikatörleri farklı şekillerde yorumladığı için trendin her zaman net olmayabileceği unutulmamalı.

    Temel açıdan bakıldığında ise şirketin piyasa değeri yüksek olmakla birlikte bilanço verileri net kârlılık konusunda karışık sinyaller veriyor ve net kar rakamları negatif olabiliyor; bu durum özellikle uzun vadeli yatırımcılar için risk unsuru olabilir. Güncel piyasa verilerine göre hisse 52 haftalık aralıkta 8,98 TL ile 44,62 TL arasında işlem görmüş ve son fiyatlar itibarıyla yıl içinde güçlü bir performans sergilemiş.

  • Şu an DERIM (Derimod Konfeksiyon Ayakkabı Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş.) hissesi Borsa İstanbul’da yaklaşık 36,8 TL civarında işlem görüyor ve genel teknik göstergeler kısa vadede net bir trend vermiyor; fiyat 10 günlük basit hareketli ortalama seviyesinde seyrediyor ve göstergeler orta bölgede yer alıyor. RSI yaklaşık 55 seviyesiyle ne aşırı alım ne de aşırı satım bölgesinde, Stochastic daha düşük seviyelere yaklaşmış durumda; bu da teknik açıdan belirgin bir momentumu olmadığını gösteriyor. Fiyat mevcut seviyeyi koruduğu sürece yatay konsolidasyon devam edebilir ve ardından belirli direnç seviyelerine doğru hareket edebilir. Hareketli ortalamalar ve bazı teknik göstergeler geçmişte güçlü sat sinyalleri vermiş olsa da bu sinyaller zaman içinde değişebiliyor.

    Teknik açıdan fiyat için kısa vadeli destekler önceki taban seviyelerine yakın, kırılmadığı sürece tepki alımı potansiyelini koruyabilir; dirençler ise geçmiş zirveler yönünde izleniyor. Örneğin, 34 TL altı zayıflama riski yaratabilir, buna karşılık 38 – 40 TL civarındaki bölge direnç olarak takip edilebilir. Genel momentuma baktığımızda göstergeler yataydan hafif zayıf trende işaret ediyor; trend henüz net yükseliş doğrultusunda değil ve fiyatın yatay konsolidasyon içinde hareket ettiği izleniyor.

    Temel açıdan bakıldığında hissenin F/K ve PD/DD oranları orta seviyelerde seyrediyor ve beta değeri düşük olduğu için volatilite sınırlı kalıyor; bu durum uzun vadeli temelde riskin göreceli olarak daha düşük olabileceğini gösteriyor ancak teknik bakışla kısa vadeli güçlenme sinyali zayıf. Genel değerlendirmede DERIM hissesi için kısa vadede net bir alım/satım sinyali yok, mevcut seviyelerde konsolidasyon eğilimi öne çıkıyor; izlenen destek kırılmadan tepki alımları mümkün, kırılırsa aşağı yönde baskı artabilir, dirençlerin aşılması ise orta vadeli güçlenme sinyali olarak yorumlanabilir.

  • Doğan Holding (DOHOL) hissesi güncel olarak yaklaşık 21 TL civarında işlem görmekte ve son dönemde önceki fiyatlara göre yükseliş eğilimi gösterdi. Bu fiyat seviyeleri 52 haftalık süreçte de dip ~12,85 ₺ ile zirve ~20,9 ₺ aralığı arasında dalgalandı ki bu da hissede geçmişte güçlü dalgalanmalar görüldüğünü gösteriyor.

    Temel olarak şirketin piyasa değeri/defter değeri oranı 0,6–0,7 civarında olup bu, hisselerin defter değerine göre iskontolu işlem gördüğünün bir göstergesi olabilir. Ancak son açıklanan bilançoya göre şirket belirli dönemlerde zarar açıklamıştır ki bu da temel olarak yatırımcıların dikkat etmesi gereken bir unsur.

    Teknik olarak baktığımızda, kısa ve orta vadeli göstergeler genel olarak olumlu sinyaller veriyor. RSI, MACD gibi momentum göstergelerinin çoğu “alış” yönünde sinyal üretiyor ve 10–50 günlük hareketli ortalamalar fiyatın altında seyrediyor, bu da teknik olarak pozitif momentum olduğunu düşündürüyor. Bazı teknik analiz özetleri hisse için “strong buy / buy” (güçlü al / al) sinyalleri gösteriyor, özellikle orta vadeli hareketli ortalamalar ve indikatörler pozitif tarafta. Ancak kısa vadeli göstergelerde (5 günlük ortalama gibi) zaman zaman zayıf sinyaller de görülebiliyor; bu da hisse fiyatının kısa vadede dalgalı hareket edebileceğini gösteriyor. Yani, teknik göstergeler genel olarak trendin yukarı yönlü olabileceğine işaret etse de kısa vadeli düzeltmeler de yaşanabilir.

  • MGROS (Migros Ticaret A.Ş.) hissesi son kapanış fiyatıyla 625,50 TL seviyesinde işlem görmekte olup, perakende sektörü içinde güçlü bir konumda seyrini sürdürmektedir. Teknik göstergeler incelendiğinde, hisse kısa ve orta vadede yataydalgalı bir yapı izlemekte olup fiyatın önemli hareketli ortalamalara yakın seyretmesi piyasada belirgin bir yön arayışının devam ettiğini göstermektedir. RSI ve momentum göstergelerinin orta bantlarda konumlanması, ne aşırı alım ne de aşırı satım baskısının hakim olduğunu işaret ederken, hacim hareketleri farklı seyirler göstermektedir; bu da kısa vadede güçlü bir trend oluşumunu zorlaştırmaktadır. Teknik açıdan destek ve direnç seviyelerinde oluşacak fiyat ve hacim etkileşimleri yatırımcı kararlarında belirleyici olabilir ve trendin netleşmesi için hacim artışının takip edilmesi önem taşımaktadır.

    Temel açıdan Migros, Türkiye’nin önde gelen gıda ve tüketim perakendecisi olarak geniş mağaza ağı ve güçlü marka bilinirliği ile dikkat çekmektedir. Şirketin gelir yapısı, tüketici talebine bağlı olarak istikrarlı bir dönem geçirme potansiyeli barındırmakla birlikte, ekonomik koşullar ve tüketici harcamalarındaki değişimler perakende sektörüne yönelik risk unsurları arasında yer almaktadır. Değerleme çarpanları açısından hisse, piyasa beklentilerine göre makul seviyelerde işlem görmekte olup analistler tarafından orta ve uzun vadede temkinli iyimserlikle değerlendirilmekte, sektörel dinamikler ve bilanço sonuçlarının takip edilmesi önerilmektedir. Genel görünüm itibarıyla MGROS hissesi, hem teknik hem de temel açıdan dengeli bir profil sunmakta olup yatırımcıların kısa vadeli dalgalanmalara karşı dikkatli olması faydalı olacaktır.

Kimler İçin

Finans Piyasalarından Düzenli Gelir Elde Etmek İstiyorum

Birikimlerimi Kazanca Dönüştürmek İstiyorum

Döviz ve Altındaki Hareketlerden Kazanç Sağlamak İstiyorum

Yatırımcı Eğitimi Almak İstiyorum

Yatırımlarımı Korumak İstiyorum

Paramın Erimesini İstemiyorum

Son 30 Gün - Sinyal Performansımız


Gönderilen Sinyal Sayısı
37

Başarılı Sinyal Sayısı
29

Başarı
Oranı
78.4%

Başarılı Sinyal
Pips
1071

Toplam
Kar
6573 USD

2026 - Yatırım Araçları Bazlı Performansımız

USDTRY

3 Öneri
100.0% Başarı

Toplam

764 USD Kar

EURUSD

15 Öneri
80.0% Başarı

Toplam

2422 USD Kar

GBPUSD

8 Öneri
87.5% Başarı

Toplam

2764 USD Kar

ALTIN

2 Öneri
100.0% Başarı

Toplam

140 USD Kar

PETROL

6 Öneri
66.7% Başarı

Toplam

253 USD Kar

DAX

3 Öneri
66.7% Başarı

Toplam

398 USD Kar

Tüm Sinyaller

Tarih Ürün İşlem Fiyat Gerçekleşen Fiyat TP1 TP2 SL Kapanış Kar/Zarar Sonuç
12 Şubat 2026 GBPNZD Buy 2.2512 2.258 2.262 2.236 ? Beklemede
12 Şubat 2026 BTCUSD Buy 67025.0 67500.0 68000.0 66100.0 ? Beklemede
11 Şubat 2026 EURJPY Buy 182.47 182.47 183.0 183.85 181.0 183.0 343.0 USD Başarılı
11 Şubat 2026 BTCUSD Sell 66745.0 66745.0 66200.0 65500.0 67650.0 67650.0 -905.0 USD Başarısız
10 Şubat 2026 GBPJPY Buy 212.41 212.41 212.9 213.75 211.0 211.0 -914.0 USD Başarısız

Üyelerimizin Yorumları

  • B.A.

    14 Ocak 2020

    Döviz bozdurmadan kesinlikle danışılması gereken tek yer. Teşekkürler.

    Editör Yanıt: Biz teşekkür ederiz.

  • M.S.

    13 Ocak 2020

    Lise mezunuyum yatırım yapacağım dediğimde arkadaşlarım benimle alay etti. Şimdi teknik analiz yapabiliyorum. Paramı kendim değerlendiriyorum.

    Editör Yanıt: Yolunuz açık olsun.

  • S.C.

    12 Ocak 2020

    Sinyallerin başarısı tartışılmaz. Daha önce de sinyal paylaşımı yapan gruplara üye olmuştum ama hep zararlı çıktım. Parayöntem gruplarından gelen sinyaller sayesinde kazanç sağlayabiliyorum.

    Editör Yanıt: Bol Kazançlar

  • C.K.

    11 Ocak 2020

    Senin adına piyasayı takip eden birileri olunca yatırıma karar vermek çok kolay oluyor. Tavsiye ederim.

    Editör Yanıt: Teşekkürler

  • F.A.

    10 Ocak 2020

    Sorularıma yanıt almam bazen birkaç saat sürüyor. Lütfen ekibinizi büyütün.

    Editör Yanıt: Desteklerinizi bekliyoruz.

  • M.Ş.

    9 Ocak 2020

    Aracı kurumlardan hiç destek alamadım. Burada herkes bilgiyi paylaşmaya açık. Her söyleneni dinlemesem de aklıma yatan işlemleri yaparak para kazanıyorum

    Editör Yanıt: En doğru yol en iyi bildiğin yoldur. Teşekkürler.

  • T.T.

    8 Ocak 2020

    Öğrenciyim piyasaları öğrenmek için takibe başladım. Şimdi küçük yatırımlar yapıyorum. Harçlığımı çıkarttım. Benim için yeterli. Teşekkürler.

    Editör Yanıt: Eğitim Şart.

  • N.A.

    7 Ocak 2020

    Tek işlemde 250dolar kazandım. Mutluyum.

    Editör Yanıt: Biz de Mutlu olduk.

  • C.H.

    6 Ocak 2020

    Birlikten kuvvet doğar. Teşekkürler

    Editör Yanıt:

  • A.T.

    5 Ocak 2020

    TL olarak Vadeli Mevduatta tuttuğum birikimlerim dolar karşınsında erimeye başladı. Anladığım kadarıyla dolar tl al-sat yapıyordum. Zarar ettim. Gruptaki diğer yatırımcılar ve Parayöntemin önerileri ile yatırımımı koruyabiliyorum. Üzerine kazandığım da cabası. Herkese teşekkürler.

    Editör Yanıt:

  • S.G.

    4 Ocak 2020

    1 ay önce 300 Dolarla Parayöntem analizlerine göre işlem yapmaya başladım. Geçen hafta tek bir pozisyonla 450 dolar kazandım.

    Editör Yanıt: Başarılarınızın Devamını Dileriz.

  • D.G.

    3 Ocak 2020

    Maaşımdan biriktirdiklerim ile döviz yatırımı yaptım. Parayöntem’in sinyalleri ile al-sat yaparak birikimimi büyütüyorum.

    Editör Yanıt: Bol Kazançlar.

  • M.A.

    2 Ocak 2020

    İşim gereği piyasaları takip etme fırsatı bulamıyorum. Parayöntem grubundan aldığım özet bilgilerle önümü görerek yatırım yapıyorum.

    Editör Yanıt: Teşekkürler.

Veri Sağlayıcılar

fx-street-logo
reuters-logo
bloomberg-logo
financial-times-logo
the-wall-street-journal-logo
marketwatch-logo
cnbc-logo
investing-com-logo

Bu haftanın kazandıracak yatırım araçlarını görmek için hemen katıl.

Ücretsiz Üyelik

  • Kazandıran Sinyaller
  • Yatırım Araçları Teknik Analizleri
  • Ekonomik Takvim
  • Günlük Bülten
Ücretsiz Üye Ol

VIP Üyelik

  • Kazandıran Sinyaller
  • Yatırım Araçları Teknik Analizleri
  • Ekonomik Takvim
  • Günlük Bülten
  • Telefonla Birebir Profesyonel Destek
VIP Üyeliğe Başvur